TARIM

Doğa ile barışık oldukça, verimi artan bir sektöre; tarıma, biz de omuz veriyoruz.

78 milyonluk nüfusumuzda, iş gücümüzün %25’i tarım sektöründe yer alıyor. Bu, yaşlanan Avrupa’yı ve kaosa sürüklenen Ortadoğu’yu kıskandıran bir güç. Tarım alanlarının endüstriyel kirlenmesini önleyebildiğimiz, çağdaş tarım işletmelerini kurabildiğimiz, sulama, tohum ve gübre kullanımında bilinci arttırabildiğimiz ölçüde, bu topraklarda bereketli, yemyeşil günlerin bizi beklediğine inanıyoruz.

İlk adımı attığımız yeri ve yaptıklarımızı fevkalade önemsiyor ve titizleniyoruz: bir zamanların altın renge bürünmüş portakal bahçelerini Antalya’ya geri getirmek üzere yola çıktık. Yetmiş dönüm arazimizin otuz beş dönümünde portakal yetiştiriciliğini başlattık. Otuz beş dönümde ise, bir diğer mucizeler vaadeden meyveyi;

Narı yetiştiriyoruz.

Geleneksel usulleri günümüzün bilimsel tarım metodları ile buluşturuyoruz. Zahmetli, sabır gerektiren bir uğraş olduğunun pekala bilincindeyiz. Acele etmeden, doğaya aklımızdan ve yüreğimizden verdiklerimizin karşılığını bekliyoruz. Tabiat Ana’nın cömertliğinden zerre kadar kuşku duymadan…